İşletmede Körlük Oluşması

İşletme körlüğü


Yeni iş yeri kuran girişimci ve işletmeci; amaca bağlı olarak işletmenin başarılı olması için gerekli planlar yapılmış ve işletme kurularak testler yapılır. Gerekli görülen değişikliler uygulanmıştır ve İşletme üretime hazır hale gelmiştir. Bu zamanda işletmeci çok heveslidir. Hayallerine kavuşmak sadece 1 adım kalmıştır.  Yeni kurulan ya da yeniden yapılanmaya giden firmalarda yapılacak işler yazılıdır. Görev dağılımı yapılmış olup her elaman yapacağı işi ve sorumluluklarla yetkilendirilmiştir.

Tam olarak her planı uygulamak için gerekli ortam hazırlanır ve müşterilerin taleplerini karşılamak için üretime geçilir. İlk zamanlarda işletmeci, yönetici heveslidir. Kendine sürekli olarak daha iyi nasıl yaparım? Diyerek araştırır, müşterileri dinler, çalışanların düşüncelerini alır ve onları ödüllendir. Her zaman işleri takip eder. Gelişmeleri takip ederek düzenli olarak ilerlemeye ve ilk hedefini gerçekleştir. Her şey tam da istediği gibidir. Kendine güveni gelir ve korkularını yenerek kibirlenir. İşletmeciliğin o kadar da zor olmadığını otomobil kullanmak kadar kolay olduğunu söyler.

Beli bir zaman geçtikten sonra ilk hedeflerine ulaşmanın kendinde yaratığı güveni ve başarı duygusunu kontrol altına alamayarak aşırı kendine güven ve başarı sarhoşluğu tuzağına düşer. Kendini çok başarılı diğer insanlardan üstün aslında her şeyin kendisine bağlı olduğunu dolasıyla kimin ne bildiğinin hiç önemli değil. Önemli olan benim düşüncem ve fikirlerim der. Bu zamanda organize ve takip de sorunlar baş gösterir şikayetler artar ekibi küçümser, ortak çalıştığı kurumlara ve insanlara gerekli önemi vermez ve işletmenin basında durmaz. Olan aksaklıkları normal kabul eder. Gidermek için ya olduğuna bırakır yada erteler su anda işim var daha sonra diyerek.

Müşteriler işletmeyi terk eder. Birinin gitmesi ile batmam beni o mu kazandırıyor der. Aynı durumda elemanlar içinde geçerlidir. O olmasa da işletme devam eder. Biri gelir biri gider diyerek işinde tecrübeli ve bilgili çalışanına yol verir. Yol vermese de kendine değer verilmediğini düşünen elaman iş için ayım dolsun paramı alıyım der ve gerekli şekilde çalışmaz. Artık işletme ilk zamanlardaki gibi düzenli değildir. Müşteriler gitmiş olur. Sistemler bakımsız elamanlar mutsuz ve şirketin gelir kaynakları azalır.

Bu tabloyu gören işletmeci;  durumu çok geç görür ve kendine haklı nedenler bulur. Ya müşteriler memnun etmek, çalışanları menün etmek,  ekonomik kriz, hayat pahalılığı, bir zaman sonra işler düzelir, Hava bulutlu, yağmur var, millet tatilde, okular açıldı, bu saat de müşteri mi gelir, bu gün pazar,  vergiler var gibi nedenleri öne sürerek işlerin olmamasını normal bulur.   Kendi egolarına işletmeyi de kurban ederek firmayı kendisi ile birlikte uçuruma yuvarlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder