Başarılı Ekip Kurma

Ekip yönetme


İşletmelerde en önemli faktör ekiptir. İşletmelerin bütün yönetim ve faaliyetleri aynı olsa da ekipten dolayı aralarında farklılık olur. İletişimi güçlü, işinde uzman, yardımlaşmayı seven, öğrenmeye acık, sosyal, işindeki gelişmeleri takip eden, işine sahiplenen, Ben değil biz diyen, Konuşma ve giyimine özen gösteren, empatik, sempatik ve en önemlisi de güvenilir nitelikleri olan bir grup insan kadar hiçbir insan yetenekli olamaz. İste burada ekip sinerjisi denilen mükemmel bir güç meydana gelir. Her insan her konuda iyi olamaz önemli olan insanları en iyi olduğu yerde görev vermek ve onları teşvik etmektir.
İşletmelerde insan kaynakları veya iş yerine elaman alımı yapan kişiler. İşi göre elaman değil de elemana göre iş mantığında gidiyorlar. İşin niteliklerini karşılayacak donanımlı insan bulmak için gerekli özen ve itina göstermiyorlar. Özelikle yeni kurulan işletmeler profesyonel insanlar yer vermeleri lazım. Kökleşmiş bir firma da kendi işleri doğrusunda elaman yetiştirme yoluna gitmeleri lazım.  Böylece insan faktörüne dayalı iş gücü kayıp etmesi en aza indirilir.
İşe alırken çok düşünmeli ağır hareket etmelidir. Kesinlikle ilk görüşmede işe alım olmamalı. Yeni iş başı yapan birine beli bir zaman eğitim ve iş yerine uyum için zaman tanınmalıdır. Birinin ekibe katılımı ilk başlarda çok uyumlu olabilir. Ancak aradan zaman geçtikçe hal ve hareketlerinde değişimler gözlemlenir ve ekip arasında çatışmalar söz konusu olur. Yöneticiler böyle zamanda bazı ufak tartışmaları görmemezlikten gelmeli bu çatışmalar uzun süre devam ederse sorunu çözmek için devreye girmelidir. Beli bir zaman geçtikten sonra elamanın işletmeye ve ekibe uyum sağlayamaz işe çok acele bir şekilde uzaklaştırılmalıdır.
Bir işletme ve ekip ne kadar mükemmel olursa olsun bir insan bütünü bozar. Bu insanlar asla verilen ile yetinmezler hep daha fazlasını talep ederler. Biz değil ben yapıyorum diyerek bütün işi kendi yaptığını ve kendisi olmadan işlerin asla yürümeyerek firmanın iflas edeceğini bile düşünür. Kendisini çok yetenekli bilgili olduğunu zan eder. Ben olmazsam bu firmada olmaz havaları vardır. İnsanlar arasında dedikodu, huzursuzluk, işi başkasının üzerine yıkmak, kimseyi beğenmemek, herkese emir baki yapmak, insanların moralini bozmak ve her şeyin olumsuz yönünü görmek, yöneticiye veya patrona yalakalık yapmak, kendi hatalarını görmez ama iş arkadaşlarının en ufak hatasını büyüterek olay gibi gösterir.
Kendisinin aldığı ücret ile diğer insanların aldıkları ücreti sürekli kıyaslayarak kendisinin en fazla alması gerektiğini, İşin niteliklerine ve görevin zorluklarına bakmadan kıyaslama yapar ve en fazla ben çalıyorum dolasıyla en fazla benim almam gerekli derler. Onlar öğrenmesi gereken her şeyi öğrenmişlerdir. Onun için eğitime ve okumaya hiç ihtiyacımız yok ben hayata öğrenmem gereken her şeyi biliyorum derler. Sorun çıkarmaya o kadar odaklanmışlardır ki çözüm üretemezler arkadaşlarının biri o ay çok yüksek bir işlem yapsa tebrik etmek yerine altında hile ararlar. Adam denizde yürüse yüzmeyi bilmiyor diye sorun çıkartmaya çalışırlar.
Çarsı her şeye karsı mantığı vardır. Kim ne derse desin ne yaparsa yapsın bunlar karsı çıkarlar. Konu ile ilgili hiçbir fikir ve düşünceleri olamazsa bile saçmalık da olsa illa söz söylerler. O zaman önerin nedir dersen. Onu da ben mi şöyleyim git öğren derler. Her şeyin en iyisini isterler ancak o konuda hiçbir adım atmazlar. Kulaktan dolma bilgilerle ve cahilliğin kendilerine verdiği güvenle görüşlerini savunurlar. Sürekli ben böyleyim, ben bilirim, ben karar verdim, ben yaptım gibi cümleler dökülür. Hiçbir zaman bilmiyorum diyemezler. Hiç kimsenin kendinde daha başarılı ve iyi olmasını istemezler her zaman kendilerini haklı çıkarmak için fırsat kollarlar. Olur'da ekip den biri olumsuz bir durum yaşarsa bayram edercesine Ben demiştim size der.
Aslında kendi hallerinden bile memnun değiller ve hep bir kızgınlık, başkalarına bağırma ya da kızarak kendilerini üstün göstermek zorunda kalan işe yaramaz insanlardır. Ne topluma, insanlara, millete, ailesine, bulunduğu kuruma ve en önemlisi de kendilerine hiçbir faydaları yoktur. Hep büyük para hayalleri vardır. Sürekli iyi bir insan ve çalışmaktan söz eder ama kendisi ne iş etiğini nede işletme kurallarına asla uymak istemez.  Bu gibi insanları hayatınızdan ve işletmen izden uzak tutmak en güzelidir. Bunlar göle gitseler bütün gölü bulandırırlar. Başkalarının ya da tv de seyrettikleri bir olayı kendileri yaşamış gibi anlatırlar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder