Girişimcilik Tutkulu Bir Aşktır.

Akın en tutkulu hali





Daha çocuk olduğun dönemde sende bir farklılık olduğunu hissedersin. Arkadaşların oyun oynarken sen bir düşünce içinde hayatın anlamını sorgular ve kafanızdaki sorular cevaplar ararsın. Farklı düşünmek ve sorunlara çözüm üretmek için ne yapabilirim diye. Belki içinde bulunduğun duruma bir anlam katmak ya da hayatın size getirdiği zorluklara ve imkansızlıkları nasıl yenerim diye. İlk önceleri pek bir anlam veremeyiz. Nasıl ki kendi ve bedenindeki farklılıkları hisseden çocuk gibi anlamlandırmaya ve karsı cinsi ve kendini anlamak için düşünmek gibi içinizde faklı bir tutku var ama nedir? 

Daha hayatta kendini ilk tanımaya başladığın dönemde bir merak ve tutku ile sorulara cevap vermek ve bulmak için kendi çapında bir girişimin olur. Bu nasıl oluyor, nasıl çalışıyor, ne yapıyorlar diye bir farklılık gördüğünde hemen onu inceleyerek çözmeye çalışırız. İlk önce evdeki tv, radyoyu ve beyaz eşyalar nasıl çalışıyor diyerek inceler ve aletlerin teknik çizimlerini incelersin. Bunları kim yaptı. Nasıl oluyor diyerek yarım yamalak bilgilerle fırsat bulduğunda hemen vidaları söker yazılanların ve söylenenler doğrumu diye analiz etmeye başlarsın. Olur'da arıza yaparsa beklediğin o an gelmiştir ve hemen müdahale edersin. İlk başarısız deneyimin olmuştur. 

Ama içine iyice yerleşen merak ve tutku nedeni ile kendini engelleyemezsin  Ben nerede hata yaptım, nasıl olması gerekiyor diyerek senden daha iyi yapan insanları durmadan sorular sorarsın ve bazen başlarından kovmak için seni küçümserler, azarlarlar ama aldırmasın bir kere kafaya takmışın ne ederlerse ne derlerse de desinler sen bildiğini yapmakta ısrar edersin ve defalarca tekrar tekrar denersin. Bıkmadan sıkılmadan. Sonra çok önemsiz ama senin için bir dâhice olan ilk başarın gelir. Başarılı olmanın sana verdiği güvenle ve mutlulukla ‘ Evet bak yapabiliyorum başarıyorum’ diyerek aylarca mutluluktan uçarsın. Adete dünya senin için farklı bir anlam ve kendi çapında ilk başarını sadece tek basına kutlarsın. 

Sonra bunun yetersiz olduğunu anlaman için çok zaman geçmez. Sistemleri merak edersin, insanları anlamaya çalışırsın. İnsanlar neden böyle düşünüyor, neden böyle yaptı, amacı ne daha iyisini yapmak için ne yapılmalı gibi binlerce sorular cevaplandırmak için düşünürsün arkadaşların oyunda, eğlencede ve yemek masalarında ailesi veya arkadaşları ile eğlenirken sen sorularına cevaplar bulmakla meşgul olursun. Kimileri seni ot, hayatı yaşamasını bilmeyen, deli, aklı havada gibi tabirler kullanırlar ama umurunda mı onların ne dediği duymamazlıktan gelirsin. Önemli olan benim için yaptığımın anlamlı olması dersin. 

Artık her şey sana göre olabilir yeter ki gerekeni yap kendine güven dersin. Okulun bitmiştir veya okulun boş olduğuna karar vererek terk etmişsindir  Bazen de ailene bakmak için bir an önce hayat atılır paramı kazanayım dersin. İlk önce sermayen yoktur ve giderlerini karşılamak için bir firmada veya köyde çalışmaya başlarsın. Ancak ne yaparsan yapan hayallerimizden bir türlü vazgeçemesin. Çalıştığın işte aksaklıklar olduğunu fark eder ve doğrusunun bu olduğunu söylersin ama kimse seni dinlemez. Madem o kadar biliyorsun kendin yap, sana mı sorduk derler. Bir zaman böyle geçer bu arada arkadaşların evlenir veya bir işe girerek devlet memuru ya da bir firmada çalışan biri olurlar. 

İçindeki tutku daha da alevlenir. Sana insanlar sürekli akıl verirler. Bu işler boş işler. Önce bir yuvanı kur evlen. Bak arkadaşların aileye karıştı sen hala bekarsın  Aklını basına al derler. Ama kimi dinlersin ki? Hayallerine ulaşmak için kendi işletmeni kurman gerektiğini ve böylece daha kolay olacağını düşleyerek sermaye bulur veya biriktirirsin. Az bir sermaye ile ufak bir iş yeri kiralar düşündüğün ürün veya hizmeti üretmeye başlarsın. Kalbin yerinden çıkacak gibi çarpar geceleri uyuyamasın. Hayallerini gerçekleştirmek için planlar yaparsın ve işletmeye ilk müşterin gelir. Heyecanın doruk noktasına ulaşmıştır.

 Adeta kalbin hızla çarpar, mutluluktan uçarsın ‘ Evet işte bu dersin bak nasıl oluyormuş ‘dersin o ilk an hayatın boyunca unutmayacağın bir andır. Birkaç ay çok mutlusundur. Her şey mükemmel ve tam olarak istediğin gibidir. Ancak belli bir zaman sonra yetersiz gelir. Kafanda yeni sorular ve çözüm arayasların oluşur. Kanunlar, ekip, işletme, yönetim, pazarlama, satış, planlama gibi birçok birimler konusunda eksik bilgin olduğunu fark edersin. Peki ne yapalım diyerek işin uzmanlarına başvurursun işle ilgili yayınları ve eğitimlere katılır o insanları takip edersin. Bu arada birçok hatalar yapar ve sıkıntılarla karsı karsıya kalırsın. 

İki arada bir derede kalırsın ama vazgeçmen mümkün değildir artık. Bu kadar emek ve bilgiyi boşa harcayamazsın  Ya yaptığın hatalardan dolayı iflas kapıya dayanmıştır. Ya da yerin sana ufak gelmeye başlamış olabilirler. Bu arada zaman zaman sektör değiştirmek başka işlere yelken açmak istersin ancak kısa zamanda anlarsın ki önemli olan sektör değil. Sistemli bir şekilde işletme kurmak ve yönetmek daha önemlidir. Artık tecrübeli ve işine hakim biri olmuşsundur  İnsanlar gelip senin görüşlerine ve düşüncelerini sormak isterler. Belki evlenemedin ama çocukların ve ailen gibi bir ekibin vardır. Üretiyorsun, mutlusun, kazanıyorsun ve kazandırıyorsun. Hayallerini hedefler haline getirmiş ve ona ulaşmanın mutluluğu her haleni yansıyor. 

Dedim ya İşletmecilik ve girişimcilik bir aşk ve tutkudur. Bir insanda yoksa ne yaparsanız yapın o insanda tutku meydana getiremezsiniz. Onun için kişinin içinde olmalı alakadar olmalıdır. Yoksa en ufak bir zorlukta ya da bir bahane bularak havlu atar. Bu aşk öyle insanlara olan aşka benzemez o asla siz terk etmez yeteri ki siz onu terk etmeyin. Eğer yeteri kadar caba ve fedakârlık yaparsanız sizi öyle bir ödüllendirir ki tarif edilemez ve hazzı başka hiçbir şeyde yoktur. Kimilerine göre işletme kurmak da ki tek amaç para ama asla değil. 

Her işletmecinin ve girişimcinin bir amacı vardır. İnsanların sorunlarına çözüm bulmak ya da hayatı daha anlamlı ve kolay yasamanın yollarını bulmaktır  Yoksa o da biliyor ki Öbür tarafa götüremeyecek ve aksam ne yerse yesin sabah yine acıkacak. Maddi varlık başarının bir armağanıdır. Amaçları sadece para kazanmak olsaydı daha kolay yollarını bulur ve yaparlar. Ondan dolayı bana göre Peygamberler ve evliyalardan sonra içinde aciziyet duygusu olan inançlı girişimci, işletmeci ve liderlere hayranım. Onlar Allah'ın kullarına verdiği nimetleri paylaştıran insanlardır. Peygamber efendimiz Adil, dürüst, inan esnaf ve tüccarları evliyalarla birlikte bir tutulacağını övgü ile söz etmiştir. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder