Kişisel Gelişim Kokuşmuşluğu

Kişisel gelişim seminerleri




Özelikle yabancı firmalar ve devletlerde söylemler hep iyilik, mutlu olmak, paylaşım ve sevgi sözcüklerine dayandırılarak insan ilişkilerinde ve insanlara değer verildiğini söylerler. Ne yazık ki aynı durum uygulamada söz konusu olmadığı gibi bizim insanımız da hemen buna inanır ve kendilerine örnek alırlar. Öyle ki bizim inancımıza ve insanımıza hakaret etse de onun söyledikleri değerli gibi algılanır. Onun gerçek amacı nedir veya neden böyleydi ne yapmak istiyor gibi düşüncelere gerek görmeyiz. Ne kendi dinimize nede geçmişimizi ve kültürümüz bilmediğimiz için sanki bir dahi olarak algılanır.Oysa onlar bizlerin sahip olduğu kültürden ve inançlarımızdan aldıklarına yeni bir kılıfla bizlere tekrar sunarlar.

Özelikle Yahudi kökenli firmalar ve insanlar ne yazık ki bunu sürekli yaparak bizim inancımızı kendi amcalarına uygun şekilde düşüncelerini dayatıyorlar. Onlara göre insanlar sadece kendileri ve diğerleri olarak algılıyorlar. Kişisel gelişim adı altında Empati diyerek bize kendileri gibi düşünmeyi, ikna etmek marifet diyerek yalan söylemenin normal olduğunu gerektiği yerde de çalmak müstahak ve lazım üstelik bunu öğrenmek ve uygulamak için eğitim almanın gerekliliğini söyleyerek para bile kazanıyorlar. İki yüzlülük yaparak kendi insanlara farklı diğer insanlara farklı davranıyorlar.

Sözde aydın ve bilgin insanlar denilen düşünmekten bile yoksun zavallılar köşe yazarlığı yada tv'de çıkarak bunların yanlış, art niyetli düşüncelerini marifet gibi ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Onların bütün amacı bilgin görünerek paralarına para katmak ve gizliden gizliden onların bu amcalarına destek vermektir. Ahlaktan yoksun, inancı olamayan insanlar bizlere bir hoca yada bilim adamı olarak lanse ediliyor.Bütün Hakikatları ve tarihimizi yerden yere vurarak bir iş yaptıklarını düşünüyorlar. İnsanımızın dini ve bütünlük duygularını parçalayarak Kadınlarımıza kişiliğin değil dişiliğin önemli olduğu Erkeklerimizde varlıklı olursan o zaman başarılı olur ve istediğini elde edersin diyerek bütün değerlerimizi yerle bir ettiler.

İnsanımızı o hale getirdiler ki isteklerini elde etmek için her türlü yalanın normal hatta şart olduğunu İslamın ilerlemek için bir engel olarak algılanmasın sağlayarak bunlardan uzaklaşırsan başarılı olursun diyerek elimizdeki ve tarihimizdeki bütün değerlerden bizi soğuttular. Efendi, dürüst ve dindar olmak utanılacak tarihine ve milletine sahip çıkmak yobazlık ve utanç duyulacak erdemsizlik dir. Bunu öyle bir yaptılar ki sanki onlar değilde biz istedik.Öyle bir toplum haline geldik ki uzun vadede plan yapmak yerine kısa dönemli haz ve zevk pesinde koşar olduk.

Şu anda öyle bir şuursuz toplum olduk ki bana dokunmayan bin yaşasın, onun derdi benim derdim değil, ben cebimi doldurayım diğer insanlar ne olursa olsun, her koyun kendi bacağından asılır, Vatanı ben mi kurtarayım?  gibi düşüncelerin kabul gördüğü ama başı sıkışınca nerede insanlık çığlıkları ile naralar atan bireyler haline geldik. Avrupalı gibi yaşamak istiyoruz ama bize dokunmadan. Onlar gibi yaşayamadığımız gibi ne inandığımız gibi de değiliz. Onun ne dinimize nede atalarımıza layık olamıyoruz. Kişilik bakımından da inanç bakımından da hep bir şikayet, gösteriş var ama uygulama ve yaşamak yok. 

Onlar da çok iyi biliyorlar ki bir toplumu yenmenin en kolay yollu kadınları arzu ve zevki isteklerine ulaşırsan yaşamış sayılırsın diyerek onların yetiştirdiği çocuklarımızdan da korkmalarına gerek kalmayacağına karar vermişlerdir. Çünkü bir toplumu aile ve aileleri de kadınlar kurar.Kadınlarımız onların istediği gibi olursa sorun olmaz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder