Batan Şirketlerin Sorumlusu Kimlerdir?







Hayatta öyle insanlar tanıdım ki özelikle yıkıcı ve olumsuz olmak için caba gösteriyorlar. Her güzellikte bir kusur görmeyi, her şeyi ben bilirim havalarında, bütün insanlar ya güvenilmez yada kendini idare edemeyecek kadar salaktır onlara göre. Dışarıda yabancılara karsı gayet kibar ancak kendi yanında çalışanlara ve ailesine karsı sorumsuzlukta ve hoşgörüsüzlük de sınır tanımazlar. 

Aslında evlilikte bir firma yönetimi gibidir. İşletme de olsun evinde olsun insanlar huzurlu, neşeli ve mutlu işe orada dayanışma ve başarılar meydana gelir. Böyle bir ortamın olması içinde ailede baba, işletmede patron, işletmeci sorumludur. Başlarındaki sorunlu insan tarafından yönetilen işletmeler huzursuz, başarısız, verimsiz, günü kurtarma, dedi kodu, kayırma, çıkarcılık ve yalakalık boy gösterir aynı durumda aile içinde geçerlidir. 

İnsanların mutlu olduğu bir ortamda kendisine değer ve saygı gösterilerek fikirlerine önem veriliyorsa o insan işinde iyi motive olduğu gibi sorumluluk almaktan çekinmez ve yardımlaşmayı bir görev olarak bilir ve firmayı kendine ait görür. Başka bir firma tarafından kendisine daha yüksek aylık ve daha iyi olanaklar verilse de gitmeme taraftarıdır. 

Bazı yöneticiler çalışanları değersiz, biri gelir biri gider diyerek önemsemiyor. Böyle işletmelerde elamanların suratları ilgisiz, işlerde her zaman aksamalar ve hatalar, gelmeler ve bahaneler, dedikodu, görevi yerine getirememek ve kavgalar görünür. Böylece işletmeden verim alınamaz ve her gecen gün bir miktar daha iflas etmeye doğru yol alır. Bir zaman sonra sıkılır ve işletmeyi satar yada kapatır. Çünkü bu zamanda rekabet etmenin en kolay yollarından biri nitelikle çalışanları toplayarak ekipten faydalanmaktır. 

İşletmelerden ayrılan elamanların % 80 gibi bir nedenle yöneticinin yüzünden işletmeyi terk ediyor. Aynı zamanda batan firmaların sadece % 5 müşterisizlikten batıyor. Demek ki burada büyük oranda başarı işletmeciye bağlıdır. Yönetici insan ilişkilerinde iyi koordine edebilmeli ve işletmenin faaliyet gösterdiği işlerde ve içinde bulunduğu birimlerden bilgi sahibi olmalı ve çalışanların, kendinin gelişmesi için caba göstermeli ve firma da etkin bir yönetimle bir amaç doğrusunda ilerlemeleri için insanlara önder olmalıdır. 

Firmayı geliştirmek için yatırımlar yapılmalı kurumsallaşma ve markalaşma, yeni ürünler ya da pazarlar bulmak için çalışmalar yapmalıdır. Genel kültür yanında işletme ve ekonomi konularında yayınlar okumalıdır. İnternette işletme blogları ve internet sitelerini takip etmeli ki gelişmelerden ilk kendisinin haberi olsun ve ilk kendisi faydalanarak rakiplerden farkı olsun. 

Tabii benim bloğumu okuduğunuza göre bahsettiğim patronlardan değilsinizdir. Yada ileriye dönük girişimci, işletmeci fikirleriniz vardır yoksa bu yazılar sizin ilginizi çekmez Şu anda yaşadığınız hayatın daha fazlasını yaşamak için daha çok para kazanmak, işleri büyütmek için neler yapılır diyenlerdensiniz. Kısaca bir araştırmacı ve okumacı durumunuz vardır. Biliyorsunuz ki bilgi güçtür, farklılık karlılık demektir. 

Yine de siz siz olun iş yerinizin huzurlu ve çalışanlarınızın mutlu olduğundan daima emin olun. Çünkü size başarıyı getirecek olan asıl çalışanlarınız; Patron olarak onların yerine çalışamayacağınızdan göre, onlardan yüksek verim almak için despot yöntemler değil, babacan yöntemler kullanmalısınız. Çalışanlarınıza huzurlu bir ortam sunar ve onlara değer verirseniz onlar da size başarı verecektir.

Özellikle satış ve pazarlama departmanları, müşterilerle bire bir ilgilenen kişiler, işler için neşeli bir ortam şarttır. Bol bol yaratıcı fikirlerin sunulması, ders çıkarabilmek için hataların kolayca paylaşılabilmesi, veli nimet olan müşteriler ile iyi geçinilmesi gereken bu departmanların huzursuz bir ortamda çalışması kesinlikle müşteri kaybına neden olacaktır.

Her çalışanın verilen görevleri yerine getirmenin dışında, bir de işini, firmasını temsil etme ve markasını geliştirme görevi vardır. Anlayacağınız şirketinizi büyütme görevi sadece siz patronlara ait değildir. Çalışanlarınız da rekabeti hissetmeli, firmasının büyümesi için fikirler üretmelidir. Ama huzursuzluğun hâkim olduğu iş yerlerinde çalışanların çoğu iş tanımında belirtilen görevleri bile yerine getirmekten acizdir .


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder