İşletmecilikte Aile Faktörünün Etkisi










Her insan bir dönemde kendi işini kurma hayali kesinlikle kurmuştur. Kendi işini kurarak zengin olmak, hayalindeki yaşama kavuşma düşüncesi ile işletme kurmak kulağa hoş geliyor. Girişimcileri işletme kurmak için bir çok kitaplar ve yazılar basılı yada internette bir çok defa işlendi ancak girişimcinin zorlandığı konular genelde tam anlamı ile dile getirilemiyor. Ailesinde girişimci bulunmayan adayların yaşadığı zorluk, diğeri de finansal stresle başa çıkamama durumu ve İşletme bilgisinin yetersizliği ilk akla gelenlerdir. 

Devlet memuru veya babası firmada maaşlı çalışan insanların çocukları girişimcilikte başarılı olamıyorlar. Çünkü onlar risk alma, işletme yönetimi, nakit yönetiminde zorluklar yaşıyorlar. Sabit maaşa göre bir yaşam düzeni gelire göre hareket etme eğilimi daha yüksektir. Ailesi çiftçi yada günlük işlerde çalışan fakirlikten gelen ailelerin çocuklarında girişimcilik daha başarılı oluyor. Onlar fakirlikten geldiğinden dolayı mücadele ruhu daha iyi ve kendilerini motive etmede daha başarılılar. Aynı zamanda fakirlikten dolayıda geride kalabiliyor. Kisinin tutumu zengin yada fakir olmasına neden olur. 

Aynı zamanda eldeki olanakları en iyi şekilde değerlendirmek zorunda kaldıkları için nakit yönetimini de daha dikkatli olup öncelikler olarak yatırımlara önem veriyorlar ve uzun zaman diliminde iş yapıyorlar. Eğitim alan  Varlıklı ailenden gelenlerin % 56 varlıkları artırırken fakirlikten gelenlerin % 85 gibi civarında zengin oluyorlar. Demek ki en büyük etken bilgi dolasıyla eğitim fark yaratıyor onun içinde işletme bilgilerini artırmak en büyük yatırım oluyor. 

Baba işini devam ettirenler hazır işletmeyi alarak devam ettiriyorlar. Küçük yaşta babalarının firmalarında çalışarak, finans sorunu yaşamadan işlerin nasıl yürütüldüğünü iş adam olmak için girişimci ve işletmeci vasıflarının nasıl olduğunu uygulamalı olarak bire bir öğreniyorlar. En iyi iş adamları yokluklardan ve iflaslardan gelmiş insanlardır. Onlar sıkıntılı dönemlerde nasıl davranacaklarının önemini biliyorlar. 

İşletmeciyi bekleyen en büyük zorlukları az sermaye ile işletmeyi kurarak büyütmek için üretmek, satış yaparak para kazanıp işçilerin, faturaların, iş yerinin kira ve vergileri denkleştirmek için tahsilat yapmak iş döngüsünü yakalayana kadar insanı çatlatacak kadar baskı altına alarak stres yasatır. İlk iflasların yada sıkıntıların yaşandığı dönemdir. Onun için işletme kuracak girişimcilere en az 6 aylık zaman diliminde giderleri karşılayacak kadar nakit ayırmalarını tavsiye ediyoruz. 

Bilmediğiniz işe girmek ve plansız dar nakitle işe başlamayın. İşletmecilik bir heves yada kızgınlıkla ani kararlarla alınmamalı. Girilecek sektör enine boyuna araştırmalı, rakipler hakkında bilgi alınarak işini bilen birinin görüşlerine önem verilmelidir. Girişimcilik yapmak istediğiniz sektöre de bilginiz yoksa en az 1 yıl kadar başka bir işletme de çalışarak işin nasıl olduğunu bire bir mutfağında deneyerek öğrenin böylelikle zarar etmenizin önüne geçildiği gibi işin detaylarını da öğrenmiş olursunuz. Sizlere bayilik yada franchise vermek isteyenleri de iyi analiz edin. Bazıları sizlere kazandırmak yerine sizleri müşteri olarak görürler. En büyük sermaye akıl ve bilgidir fark yaratarak insanların sorunlarını çözen ve değer sunanlar her zaman kazanır. 

Son olarak çıraklık,kalfalıktan  gelenlerde işletme kurduklarında umduklarını bulamıyorlar. Bir firmada çok iyi çalışan biri kendi işinde başarısız olmasının nedeni işletme yönetiminde yetersiz kalmasıdır. Bazı insanlar kontrol edildiğinde yada birilerinin verdikleri talimatı yerine getirmekte çok başarılılar ancak kendi başlarına kaldıklarında karar almakta zorlanıyorlar. Durumun böyle olduğunu işletme kurduktan sonra anlıyorlar ancak iş işten geçmiş oluyor. Teknikerlik ten gelen insanlar kendinden başka kimseye güvenemezler onun için her işi kendileri yapmak isterken ekip yönetiminde sorunlar yaşadıklarının işletme ve işleri büyütemiyorlar. İşletme kurmadan önce Bir daha düşünün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder