Hayatın Neresinde Yaşıyoruz ? Kader ve Kısmet

Bir çoğumuz hayat ve kader ile ilgili kafamızda tam olarak cevap bulamadığımız sorulara surekli cevaplar arar ama bir turlu bulduğumuz cevaplar bizi tatmin etmez. Nitekim çok fazla bu konuda kaynak, görüşler var.

Kimi kadere kendini teslim ederek huzur İçinde yaşarken başına gelen ve gelecek olanları kadere bağlayarak vicdanen rahatliyor.  Kimi de kaderin kendi elinde olduğunu düşünüyor ve kaderin değişken olduğunu aslında insanın kendi elinde olduğunu idaa ediyor.

Bir de hayatla ilgili kimisi hayatın bir amacı olmadığını sadece yaşamak ve aile olmak olduğunu düşünüyor. Bazilarina gore hayata bir amaç belirlenmelidir ve amaca ulaşmak için çalışmak gerekli olduğunu ancak o zaman bir hayat anlamlı olduğunu kabul ediyor.

Kimi de manevi, rahmani ve dünyalık amaçlarına bağlı olarak farklı zamanlarda farklı amaçlar belirler. İnsan istese de istemesede kendine bir amaç belirlemede de aslında bir amaç doğrusunda yaşar yada başkalarının amaçlarının bir parçası olur.

Hayatın her anında başlangıcın sonunda, sonun başlangıc noktasında yaşarız. Başlangıçin sonunda değişiklik yapilmasi için imkan varken sonun başlangıcı için yapılacak fazla bir şey yok. Başlangıç sonun nasil olacağını belirler. Başlangıçta fırsatlar ve umutlar varken sonun başlangıcında pişmanlıklar ve eyvahllar dile dolanır.

Kader aslında sonucu değiştirmenin mümkün olmadığı olaylar sinciricidir. Kendi başarısızligini ve tembelliğini kaderim demek yada kismette varsa olur demek sadece kendini vicdanan rahatlatmaktir. Aslında kader cabamiza bağlı olduğu ve tercihler sonucunda meydana gelir. Bu ayetlerle açıkça belirtilmistir.

Yine kısmet yani kazanç konusunda kaderi suçlamak insanın kendi kendini kandırmakran başka bir şey değildir. Nitekim kısmet insanlar arasına taksim edildiğini, kısmetine ulaşmak için bir iş meslek edinmek rızık peşinde koşmak, ticaret ve uretim yapmak, icatlar ve keşiflerin önemine çık fazla değinilmiştir.

Basarizliklari kadere bağlayan insan başarıyı kendi çapasınin sonucu olduğunu kabul eder ve onu da kadere bağlamaz. Kayıp olunca kader kazanç okunca ben yaptım olur. Eğer amaçsız insan ve her şeyin kadere bağlı olsaydı o zaman neden çalışmak olsun ki. İnsani yaradan Allah kismetini kuştan bile gönderir nefesle karnını doyuruyor olabilirdi.

Sonuç olarak kader tercihlerimize, kismet cabamiza bağlı olup insanlarin rahman yada dünya nimetlerinden faydalanmak için amaci vardır. Yemek yemek için sofraya oturmak bile bir amaç taşır yaşama devam etme amacı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder