işletme sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işletme sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İŞLETMELER İFLASA DOĞRU NASIL GİDİYOR?






İflas etmeden yada riske girmeden önce herkes en iyi işletmeci, finansı her şeyi bilendir .İflas etme noktasına doğru giderken durumu kimseye fark ettirmemek için ödemeleri kredi ile yapmaya başlar, Krediyi tekrar kredi ile öderken daha yüksek miktarlı borca görerek iflas zamanını erteler. Müşterilere ürün veremez, ödemeleri yapamaz, alacaklı olanların telefonuna çıkmayarak durumu biraz daha idare etmeye çalışır. Ancak işletme artık kanser olmuş gibi geri dönüşü olmayan yolla doğru ilerlemiş borç miktarı o karar artar ki gelen para giden paradan az olur. toplam borç miktarı firmanın mal varlığından fazla olur ve iflas edilmiş olur.

İflastan sonra bildiklerinin yanlış yada yetersiz olduğunu anlarlar ama bazen is isten geçmiş olur. İflas etme sürecinde Gurur meselesi yaparlar ve kimse ile konuyu açık açık konuşmak istemezler işin uzmanlarından yardım almazlar işletme yönetim danışmanlarını sadece para alan uyanık insanlar olarak görürler. Nede her şeyi biliyoruz ya danışmana para vermek aptallıktır. Oysa işletmelerde işler iyi olduğu halde rakiplere fark atmak için iki katı işlerin kötü döneminde 4 katı bütçe ayırarak daha fazla danışmanlık hizmetlerinden faydalanmaları doğru olur.

İşletmelerin iflas etmelerinin en büyük nedenleri işletme ve finansal planlamada yapılan hatalar, karsız ürün yada hizmet üretmek, fazla işçilik giderleri, verimsiz elaman satış ve tahsilat hataları yanlış fiyatlandırma politikalarından kaynaklanır. iflas etme noktasına doğru giden işletmelerde yanlış stratejik hareketler, elaman çıkarma, işletmeyi geliştirme, reklam ve satış, danışmanlık hizmetlerinden faydalanmaktan faz geçerler.

İşletmelerin ayrıntılı nizam tablolarını analiz etmek iletmede sorunların olduğunu gösteren göstergedir. İflastan kurtulmanın en kolay yollu iflas etme riskine girmemektir. Bir işletmenin gelirine oranlar gideri % 30 civarında olursa sorun yok o işletmenin büyüme potansiyeli olduğunu gösterir. oran % 60 işe o zaman yerine sayan işletme giderlerinden biraz fazla para kazanırken yıllar buyunca arpa boyu kadar yol alamazlar. Boç oranı gelire oranla % 70 civarında işe o zaman ciddi anlamda risk vardır aslında % 60 civarında olduğu zaman işletme danışmanlarından destek alınmalı. İşletmeyi yeni den yapılanma ve stratejik planlar yapılmalıdır.

İflas etme noktasına doğru giden firmalarda huzursuzluk, nitelikli elamanları işten çıkarmak, gösteriş için para harcamak, başka yatırımlara yönelmek iflas etmeyi hızlandırır. Ne iş yaparsanız yapın her işletmenin geliştirilmesi gereken bir noktası olup sadece önemsiz görülen bir para yutucu yada maliyet artıran çalışan, karsız ürün yada hizmet olmaması istenirken bir müşterinin zamanında ödeme yapmaması yada hiç ödeme yapmaması en az 5 ile 10 müşterinin karını götürür. Unutmayın işletme para kazanmaz işletmeye para kazandırılır. Kağıt işi yapan para kazanırken altın satan işletme iflas eder.

Firmalarda Eleman Sorunları ve Çözüm Önerileri




İster yeni kurulan işletme olsun isterseniz eski biri firma olsun firmaların en büyük gider kalemlerinden biri işçilik giderleri oluyor. Özelikle emek yoğunluğu yüksek olan hizmet sektöründe elaman sorunu işletmelerin en büyük sorunlarından biri olarak karşımızda duruyor. Bir işletmede elaman giriş ve çıkışları hem işletmeciye bağlı nedenler hemde elamandan kaynaklı nedenler olarak farklılık gösteriyor. 

Firmalar nitelikli elaman alıp sonra ne yapılması gerektiğinini kendileri söyleyerek bunu kurumsallaşmanın bir parçası olarak ifade ediyorlar. Oysa nitelikli elamanlar konularında deneyimli oldukları için kendi bildikleri gibi yapmak istiyorlar. Bazı firmalarda kendi kuralları çerçevesinde hareket etmesini istiyorlar. O kadar nitelikli elaman ilanları ile buldukları elamanlardan aslında firmanın verdiği görevleri yapacak kadar akıllı ama daha fazlasını yapacak kadar ve kendi niteliklerini fark edemeyecek kadar aptal elaman arıyorlar. 

Acaba bu sınırlamasının nedeni işletmecilerin kendinden daha deneyimli elaman istememeleri psikolojik olarak rahatsız olmaları ve kendilerini eksik his etmelerine mi neden oluyor. O zaman nitelikli elaman almak yerine kendileri yetiştirmeleri daha cazip ve mantıklı kalır. Hemde nitelikli elemanların yeteneklerini kullanması ve kendini geliştirmesi için fırsat verilmiş olur. O nedenle firma elaman stratejisi belirlemeli ve dışarıdan elaman temin etme yada kendileri kendi elamanlarını yetiştirmesi gerekiyor. 

Yeni kurulan firmalarda işini bilen profesyonel insanları çalışmaları maliyetli olur ama daha karlı olur. Çünkü nitelikli elaman yetiştirmek zaman, çapa ve para isteyen bir durum. Burada yarıca yetişen elamanların başka firmalarda daha iyi olanaklarla ve daha yüksek ücrete iş bularak işletmeyi terk etme riski de var. Kısaca çok sorunlu çözümü zor sorunlar yumağıdır işçi ve iş veren sorunu. 

Firmalar hem nitelikli hemde kendilerinin talimat verdiği ve ucuza çalışan elaman istiyorlar. Oysa nitelikli elamanlar o kadar deneyim ve bilgi için eğitim ve tecrübe edinmek için caba göstermişlerdir. Onun için ucuza çalışmazlar. Sadece niteliksiz elamanlar ve mecbur kalanlarla patron yalakası elamanlar daha ucuza çalışırlar çünkü onlarda başka bir yerde iş bulamayacaklarından emindir. Oysa kendine güvenen elamanın iş bulma sorunu olmayacağından dolayı yalakalık yapmaz ve böyle bir durumda istifa eder. 

Patronlar elamanların kendilerinin yanında karınını doyuran kendilerine muhtaç insanlar zan ediyorlar. Onun için durmadan emir baki hatta zaman zaman kurumsal olmayan işletmelerde kendisine verilen isten farklı olarak her işi yapmasını talep ediyorlar. Bir insan bir iste uzman olurken bizde bir insanın her konuda uzman ve her işi yapan olmasını istiyorlar ondan sonra başarı bekliyorlar. 

Elamanlar işletmelerden eğitim, motive en az yaşam standartlarının üstünde ücret beklerken kariyer basamaklarını çıkacaklarına inandıkları kurumlarda çalışmayı tercihe ederek hem iş hemde kendilerini geliştirmek istiyor. Oysa firma yöneticileri de en az maliyetle elamanlardan en fazla faydalanmayı istiyorlar ve işe alırken verilen sözlerin bir çoğu tutulmuyor bu işletmenin para kayıp etmesine, verimsizliğine neden oluyor. 

Ucuza çalışan elaman ya verimsizdir yada işe çok fazla ihtiyacı vardır. Paraya ihtiyacı olan elaman veya çalıştığının karsılılık maddi ve manevi olarak göremez işe o zaman işten yarılmak yerine kendini pasif konuma çekerek sorumluluk almadan sadece aylık almak için çalışan konuma geçiyor. İşletmelerde elaman ücretlendirme yönteminde kesinlikle performansa göre prim ve haklar verilmeli ve kariyer konusunda haklarının yenildiklerine inanmamalıdır. Oysa patronlar kendilerine yalakalık yapan, kendi hemserilerine daha fazla ayrıcalık tanıması , adam kayırması işletmelerde dedikodu yayılmasına ve elamanlar arası kavgalara neden oluyor. Bu konu uzun konu ama amacım sadece konu üzerinde düşünmenizi ve işletmede sorunun nereden kaynaklandığını daha iyi bulmanıza katkı sağlamaktır. 

Günümüz iş dünyasında bilgiye ulaşmak son derece hızlı ve kolay, geniş pazarlara ve yeni müşterilere ulaşmak çok ucuz, ürün geliştirme, işletme yönetimi, üretim yönetmeleri çok hızlı şekilde kopyalanıyor veya taklit ediliyor. İşletmelerin en büyük rekabet silahı olarak bilgi üretmeleri, kullanmaları ve nitelikli elamanlara sahip olmaktır. Çünkü diğer hepsi kopyalanırken bilgi işleme ve insan nitelikleri kopyalanamaz ve taklit edilemez. 

Nasıl ki kalitesiz ürün ucuz olursa niteliksiz elemanda ucuza çalışır ama ikisininde toplam maliyette daha pahalıya gelir. Nitelikli ve kendi işine uzman olan biri en az 4 elamandan daha verimli çalısır. Uzun süre çalışmak yerine kısa ama verimli çalışmak daha mantıklıdır. Son olarak sizlere soruyorum. Sizler patron olarak kendiniz elaman olsaydınız kendinizi işe alır mıydınız? Çalışanlarda  patron olduklarında kendilerini işe alırlar mı? Kendinizin ve elamanlarımızın hangi konuda gelişmesi gerekiyor?

Nedense işletmelerde maliyet kontrol dediklerinde ilk akla gelen elamanlara verilen yan haklar ve olanaklar ile ücretlerinde kesintiler ve işçi çıkarmak akla geliyor. Oysa maliyetleri düşürmek için alınacak o kadar yöntemler varken enden elamanlar. Ayrıca nitelikli elamanların isten ayrılarak rakiplerinize gitmesi sizin için yine kayıp. He bir de Ben olmasam bu firma batar diyen tipler olup iş yapmayarak yapar gibi görünenler var. İste bunların hepsinin çözümü ölçme ve değerlendirmeden geçer. Rakamsal olarak ifade edemesen hangisinden ne  kadar verim aldığını ne yapacağını bilemesin. 

Simdi kendinizi firma için degerli biri mi zan ediyorsunuz yada patronun güzünde ne kadar değeriniz var.  Bunu merak ediyorsanız alın size test yöntemi yarın sabah patrona işi bıraktım diyerek istifa dilekçesini yazılı yada sözlü olarak iletin yöneticinizin tepkisi ne olacak git derse zaten sizin onun yanında ya değeriniz bilinmiyor yada siz nitelikli biri değilsiniz. Yok gitme derse o zaman zam isteme hakkınız doğdu demektir. Ne dersiniz ya zaman yada iş bırakma riske girilir mi bir test etmek için sonuç beni bağlamaz benden söylemesi :) Tersini patronlarda yapa bilir ona göre  :) 

Ülkemizde yapılan istatistik çalışmaya göre insan kaynakları aradıkları niteliklerdeki elamanlardan sadece % 30 dan istenen verimi alırken % 70 gibi bir oranda umduklarını bulamıyorlar. İnsan kaynakları elaman yetiştirmek yerine rakiplerden yetişmiş elamanları daha yüksek maaş ve olanaklara kendilerde çalışmasını teklif ederek eleman hırsızlığı yapıyorlar. Tabi ki başka biri daha fazla olanak verirse ona da gidiyor. Yada umduğunu bulamayarak pişmanlık duyuyor ama yapacak bir şey de kalmıyor. 

İşletmeler için ekip kurmanın ve bu ekip elamanlarının nitelikli olmasının  önemini anlata bildim mi?  Ekip demek bir kaç insanın bir arada çalışması demek değildir. Ekip demek insanların bir birine ve işletmeye ait duygusu yasarken işletmenin kendilerinin işi olduğunu düşünerek bir birilerine yardım etmesi ve koordineli çalışarak sinerji yaratmak için organize olmalıdır. Yoksa bir birinin açıklarını arayan, yalaka, ayak kaydırmak ve dedi kodu yapanlar insanların bir arada çalışması değil. 

İşletmelerin Sorunlarını Tespit Etmek







Bir işletmeniz mi var. Çok kazanamıyor musunuz, Pazar payı mı yoksa karlılık mı düşük? Elaman sorunu mu var. Yoksa finansal m? o da değil pazarlama ve satışta mı? Hayır, üretimde olabilir, maliyetlerde mi o zaman dur kafam karıştı. Gerçekten bir işletmenin durumunu analiz etmek hem çok iyi bir gözlem gerektirir hem de çok iyi bir işletmecilik bilgisi gerektirir. Bazen sorun burnun ucunda olur yinede göremesin bezende sorun var sorun olduğunu anlarsın ama sana normal gelir. Çünkü işletmelerde beli biz aman sonra işletme körlüğü denilen bir olay meydana geliyor. 

Bu gün bir çok işletmeciye yada işletme müdürüne işletmenizdeki sorunlar nelerdir dersen emin olun hiç biri işletmelerinde sorun görmez ama yine de bir şeylerin ters olduğunu bunu da piyasa ve ekonomik duruma bağlarlar. İşletmede bir şeyler var ama nereden kaynaklanıyor beklide işletmecinin kendisinde dir soruna ama kendinde olduğunu aklından bile geçirmiyordur. Çünkü kendinin hatasız ve mükkemel oldugunu düşüne bilir. 

Belki de işletme sisteminde yada üretim yöntemlerinde sorun vardır. Yada satış birimi mi yoksa muhasebe birimi mi hata yapıyor. İşletmelerde oluşan bu sorunları görmek için finansal durumdan başlanmalı nedir ne zaman ne kadar gelir gelişmiş finansal tablolar ne diyor gerileme ne zamandan başlamış yada insan sayısında göre üretim durumu nedir, satışlarda ilerleme mi gerileme mi var, paralar tahsile ediliyor mu ne kadar yatırım var ne kadar borç ve oz kaynak, gayrimenkul var. 

Bir işletmede sorunları tespit etmek bazen 1 hafta gibi zaman dilimini alır. Aslında rakamsal olarak yazılmayan hiçbir veriyi ölçemesin bazen zararda olduğunu bile fark edemesin. Özelikle küçük işletme sahipleri gelir gideri bile yazmıyor ay sonu da giriş var ama para yok nereye ne gitti bilinmiyor. Kesinlikle her işletmede bir ön muhasebe kayıtları tutulmalı ve para yutucu delikler kapatılmadır. Sizin ufak gördüğünüz paralar yükünde çok yüksek ramaklara çıkar. 

Finansal durumdan sonra ham madde alım fiyatları, üretim ve üretilen ürünlerin satış rakamları nelerdir. Yanlış fiyatlama mı var? Yoksa stoklamada ürün zayiatı mı fazla, nakliye sırasında maliyetler nasıl artıyor, elamanlardan beklenen verim nedir. Çalışma düzenleri ve verimlilik, makine bakım ve giderler oranı nedir. 

Söz konusu işletmede sorunları tespit etmek ve ona göre çözüm bulmak için analiz edilerek oluşan sorunların çözümü için yönetim tarafından yapılacaklar tespit edilir. Bazen ufak bir sorun bile işletmenin büyüklüğüne göre yüksek derece de maliyet oluşur. 

Pazarlama ve satışlarda yapılan hatalar olup olmadığın için pazarlama planına bakılmalı ve elamanlarla konuşulmalıdır. Ürünü müşteriler neden almıyor. Ne gibi sorunlar var, ürün tanıtımı nasıl yapılır, Rakiplerin ürünleri ve fiyatları nasıldır. Sizin ürünü almak için neden müşteriler ödeme yapsın yoksa Pazar payında mı kar oranlarında mı sorun var. 

Sizin işletmeniz de ne gibi sorun var. Yoksa sorunun kaynağı siz olabilirsiniz. Çünkü zaman yapılması gereken işe çok fazla karışılır yada yapılma sekline müdahale edilirse işi bilen elaman bunu kabul edemez ve gider. Size katlanan da işi bilmeyen yeteneksiz elamanlar kalır. Çünkü vasıflı elaman başka bir yerde iş bulacağını bilirken diğeri iş bulamam diye size katlanmak zorunda kalır.

Gerekten elaman giriş ve çıkışları nasıl neden işletmeyi terk ediyorlar. Yada müşteriler neden sizden bir daha ürün almak için gelmiyorlar. Çok kafa karıştı sizinde kafanız karıştı  işe demek ki işletmeyi analiz yapma zamanı gelmiştir.